Carl Maria Von WEBER

Aşağa gitmek

Carl Maria Von WEBER Empty Carl Maria Von WEBER

Mesaj  Admin Bir C.tesi Mart 19, 2011 10:55 am

Carl Maria Von WEBER

( 18 Aralık 1876 yılında Eutin’de doğmuş, 5 Haziran … Londra’da ölmüştür )

Weber’in adını duyunca hatırımıza şarkılarıyla, korolarıyla “Freischütz” operası gelir. Bu eser, dünyadaki esrarlı kuvvetlerin sihrine kapılarak onu terennüm eden, romantik bir ruh ile doludur. Düşen çiğlerin serinlettiği bir sabah vakti gibi cürretli ve taze fikirlerle klasizmden ayrılarak doğan, fakat form bakımından hala klasik geleneğe bağlı kalan yeni romantizm Weber’de belirmektedir. Weber’in değerli ve espri ile dolu yazılarıda vardır. Bu yazılara bakanlar orada başka bir Weber keşfederşler. O, “Freischütz” deki orman fısıltılarını ve esrarengiz sesleri teganni eden, parlak bir atılganlıkla klarnet namelerini ve piyano virtiözlüğünü pırıl pırıl saçan Weber’den başka biridir.
Weber, Mozart’dan hareket ederek işe başladı, hiç olmazsa form ve teknik bakımından O’na yakındır. Bir “Hayaller” operasıda denilebilecek olan “Freischütz” te, ruhunu şeytana satan genç avcının hikayesini canlandırır. Bir müzikli dram olan “Euryanthe” de daha sonra varılan sonuçlara yaklaşır. Enstürman eserlerinde incilerden mürekkep şaşaalı gerdanlıklar kabilinden sesler dizer. Doğuştan müzisyen olan kafasında büyük ve ciddi tasavvurları gittikçe kemale erdiren Weber’in şahsında zamanın zevki ile bunun üstünde olan unsurların ne kadar girift halde olduğunu müşahade etmek enteresandır. “Freischütz” ün, Berlin’deki ilk temsili opera tarihinde Mozart zamanından beri, görülmemiş olan, bir dönüm noktası oldu. Yeni bir çığır açılmıştı. Weber bu yeniliği, güfte yönünden başarılı olmayan, fakat müzik bakımından çok değerli olan “Euryanthe” ile fevkalade derinleştirdi. Vakitsiz ölümün engel olduğu “Oberon” un rövizyonu ile şüphesiz bu yolda daha yeni gelişmelere varabilirdi.
Gençliğinde en çok sevdiği şeyler resimle müzikti. Fakat müzik galip geldi ve onun yanında kalemi de usta bir yazarınki kadar gelişti. Sert tenkit ve tahliller ihtiva eden yazılarında başka kendi hayatına ait itiraflarla ilgili tamamlanmamış bir romanda bırakmıştır. Bu iki taraflı istidat, güzel sanatların kaynaşmasını hayallerinde ideal bir gaye olarak canlandıran romantik sanatkarların özelliğiydi. (E,Th.A.Hoffman, Jean Paul, Runge).
Weber, damarlarında Fransız kanı da bulunan bir “Aleman” [1] idi.
Babasının memleketi Schwarzwald’dı. Fakat Konstanze Mozart’ın amcası olan, dehaya yakın bir dereceden kabiliyetli olup, türlü işlere karışan, fakat haddini bilmeyen ve bazan dürüst olmayan babası huzursuz bir halde bir diyardan ötekine koşuyor, bir yere yerleşemiyordu. Bu yüzden Weber’in çocukluğu bir göçebe hayatı şeklinde geçti. Doğduğu Eutin’den Hildburghausen’e sonra Salzburg’a gitti. Orada Michael Haydn, Weber’e hoca ve rehber oldu. Daha sonra Münih’e taşındılar ve orada Weber, ikinci “opus“u olan eserini kendi eliyle en yeni taş basma tekniği ile bastı. Freiberg’e, tekrar Salzburg’a, sonra Hamburg, Augsburg ve nihayet Viyana’ya gittiler. Viyana’da çok kudretli ve nüfuzlu Abbé Vogler, Weber’e hocalık yaptı sonunda Breslau şehir tiyatrosunda orkestra şefi oldu. Henüz yirmi yaşındayken, Silezya’da, Karlsrude’de oturan Württemberg Prensi Eugen’in hizmetine girdi. Prensin yardımı sayesinde babası ile birlikte Stuttgard’a yerleşti ve orada “Silvana“ operasını yazdı. Fakat burada geçirdiği mesut günler feci bir şekilde sona erdi. Babasının işlediği ihtilas (para aşırma) suçundan dolayı Württenberg’den sürgün edildiler. Bu sırada olgun bir şahsiyete erişen Weber, Darmstadt ve Mannheim’da kısa bir müddet kaldıktan sonra tekrar Vogler’in etrafında toplanan talebeler arasına katıldı. Ondan sonra başarılı bir piyanist ve besteci olarak bütün Almanya’yı dolaştı. Prag’da da bir müddet tutundu ve nihayet Dresden operasında yerini buldu. Gerçi orada bürokrasi ve rakipler ile mücadele etmen zorunda kaldı ama, dokuz sene müddetle mesut ve istikrarlı bir hayat geçirdi. Sonra “Oberon“ operasının temsili için Londra’da iken ağır hasta olan Weber’in elinden öşlüm kalemini aldı.
Weber müziğin her nevinden eserler vermiştir. Oda ve kilise müziği, koro, orkestra ve piyano için eserler ve liedler yazdı. Fakat asıl sahası operaydı. Sahnenin çok cepheli ülkesi “Abu Hasan“ın mizahi havasından ve “Pireziosa“ piyesini tasvir eden sahne müziğinden “Euryanthe“ nin yüceliğine, “Oberon“ un dramatik zenginliğine kadar uzanıyordu. Fakat hepsinin başında en çok kalpleri cezbeden “Freischütz” operasıdır. Weber’in müziği sonraki devirlerin ışığı altında tekrar tekrar ilgi toplamaktadır. Wagner, Pfitzner ve Hindemith gibi isimler bunun şahididir.
[1] Alemanlar, bugün güneybatı Almanya, Alsas ve İsviçre’de şive ve karakter bakımından özellik taşıyan eski Alman soylarından biridir.

Carl Maria Von WEBER Weber_image_04

Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 364
Kayıt tarihi : 26/02/11

http://heryenden.yetkin-forum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz